Etiket arşivi: Temel Kavramlar

Özel Eğitim Hizmetleri

Özel Eğitim Hizmetleri

Herhangi bir alanda yetersizliği olan bireyler ile üstün yetenekli olan bireylerin kendine yeterli hale gelmesi, toplumla kaynaşması, bağımsız, üretici bireyler olmasını desteklemek amacıyla özel olarak yetiştirilmiş personel, geliştirilmiş eğitim programları ve yöntemler ile sürdürülen eğitimdir.

Özel Eğitimde Temel Kavramlar

  • Sapma – Zedelenme
    Bireyin psikolojisinde, fizyolojisinde ve anatomisinde meydana gelen geçici ya da kalıcı türden bir kayıp, görev bozukluğu veya yapı bozukluğu olarak tanımlanabilir.Erken dönemde anne kaybı, gözlerin görmemesi, işitme kaybı, ellerini kaybetme, yürüyememe, ateşli bir rahatsızlık geçirme vb. durumlar sapma – zedelenme olarak değerlendirilebilir.Organizmanın herhangi bir nedenden ötürü psikolojik durumunda veya anatomik durumunda kalıcı veya geçici hasar veya bozukluk.Yitirmek, kaybetmek, hasar görmek(kalıcı veya geçici) Sapma’dır.

    Kişi kaza geçirdi bacağını kaybetmesi Sapmadır.

  • Yetersizlik(Özür)
    Bireyin zedelenme – sapma sonucu normal kabul edilen bir etkinliği yapamaması, sınırlandırılması durumudur.Örneğin, işitme kaybı yaşayan bir bireyin konuşamaması, bacaklarını kaybeden bir bireyin yürüyememesi, ateşli bir rahatsızlık geçiren ve zihinsel açıdan sorunlar yaşayan bir bireyin normal etkinlikleri yapamaması yetersizlik içerisinde değerlendirilebilir.Sapmadan kaynaklı kişinin yapabileceğini yapamıyor olmasıdır.

    Kişi kaza geçirdi bacağını kaybetti(Sapma), yürüyememesi Yetersizliktir.

  • Engel(Handikap)
    Bir yetersizlik yaşayan bireyin çevre ile etkileşimi sırasında karşılaştığı sorun, zorluk olarak tanımlanabilir.Yetersizlik, içinde bulunulan koşullara bağlı olarak engelliliğe neden olur.Örneğin, bireyin bir kaza sonucu ayağını kaybetmesi durumu sapma, ayağını kaybetmesi nedeniyle yürüyememesi ve tekerlekli sandalyeye mahkum olması yetersizlik, bireyin yürüyemediği ve tekerlekli sandalyeye mahkum olduğu için toplu taşıma araçlarını kullanmada, kendi ihtiyaçlarını karşılamada, asansörü olmayan bir binada istediği yere ulaşmada zorlanması engel olarak ifade edilebilir.Yetersizlikten kaynaklı kişinin gündelik veya sosyal yaşam içerisinde karşılaştığı her türlü zorluk.

    Kişi kaza geçirdi bacağını kaybetti(Sapma), bacağını kaybettiği için yürüyememesi(Yetersizlik), yürüyemediği için otobüse binememesi ise Engeldir.

    Bu insanlara bakış açımızda bir engeldir.

  • Ayrıcalıklı
    Akranlarından, diğer çocuklardan daha olgun, daha zeki veya daha yetenekli çocuklara yönelik kullanılan kavramdır.Bu çocuklara sahip oldukları özellikler açısından akranlarından daha ileride ve daha avantajlı oldukları için ayrıcalıklı denmektedir.Üstün zekalı, üstün becerikli bireyler.

Amaçlı Davranışçılığın Temel Kavramları(Tolman)

“İşaret Kuramı”, “İşaret Gestalt Kuramı” ve “Amaçlı Davranışçılık” olarakta nitelendirilir.

Tolman denen adam hem davranışçı hemde bilişselcidir.Ha bilişsel yanı daha ağır basar o da ayrı bi mevzu…

Bilişselcilerin piri olan Gestalt denen adamın yaklaşımından etkilenmiştir.


Öğrenme dikkat etmeden de gerçekleştirilir.


Gizil(Örtük) Öğrenme

Dikkat etmeden, özel bir çaba sarf etmeden gerçekleşen öğrenmedir.

Öğrenmek için Dikkat yok!!!Özel çaba yok!!!

Organizma öğrendiğini ihtiyaç duyduğunda fark eder.(Kişi ben bunu ne zaman öğrendim la?” der.

Eeee madem özel çaba olmadan, dikkat etmeden öğrenilen bu bilgiler ihtiyaç duyulduğunda fark ediliyorsa eğer davranışa dönüşünceye kadar bellekte saklı kalıyor demektir.

Yani,

Gizil(Örtük) Öğrenmeler, davranışa dönüşünceye kadar bellekte saklı kalırlar.

Örnek olarak,

Bir baba kızının dinlediği ama kendisinin hoşlanmadığı pop müzik şarkılarının sözlerini bir zaman sonra öğrendiğini fark ederse işte o baba gizil öğrenmiştir.(ıyy müslüm babadır diye yazıyodum layn 🙂 )

Amaçlı Davranış

Şimdi yukarıdaki çizmiş olduğum şemamızdan yola çıkarak bir kaç husustan bahsedelim.

Bilişsel Harita(Yer Öğrenme)

Yaşadığımız mekanla ilgili farkında olmadan gerçekleşen öğrenmedir.

Faruk abimiz bulunduğu şemada gezinti yaptığı zaman farkında olmadan yollar hakkında bilgi öğrenmektedir.2’nin en kısa yol, 3’ün en uzun yol olduğunu geze geze farkında olmadan öğrenecek ve ileride ihtiyacı olduğu zaman bu öğrendiklerini kullanacaktır.Yani, yaşadığı mekanla ilgili farkında olmada öğrenme gerçekleştiriyor.

Zihnimizdeki navigasyon bilişsel haritadır.

Bilişsel Senaryo

Hangi durumlarda nasıl davranacağımıza ilişkin öğrenmelerdir.

Örnek olarak,
Hiç birimiz cenaze ya da düğün için kurslara gitmedik amaaaaa iki durumda da(cenazeyi Allah gecinden versin) nasıl davranacağımızı biliriz.

Faruk abide bilir.

Amaçlı Davranış

Davranışlar amaca yöneliktir.Amaç gerçekleşene kadar davranış sürdürülür.

Faruk abi, peynire ulaşmak için her türlü yolu deneyecektir.

Ya da,

Akşam işten çıkıp eve gidinde “ulan dur bi yemek yapayımda yiyeyim” dediğiniz olmuştur.Makarnaların bulunduğu dolabı açtın ve makarna kalmadığını gördün.”Böyle işin ….” diyerek yatar mısın?Tabi ki de hayır…Komşuya gidilir, olmadı bakkala gidilir, olmadı unlu mamüller gıda ve sanayi ticaret anonim şirketine gidilir nihayetinde o makarna yapılır.

Faruk abide yapar.

En Az Çaba İlkesi

Organizma amaca ulaştıracak en kısa yolu, en az çabayı tercih eder.

Şimdi Faruk abi, gizil bir şekilde bulunduğu şemadaki dünyasını öğrendi ve onu bilişsel haritasına attı.Mekanı biliyor ama farkında değil.Faruk abi, peynire ulaşmak için gizil öğrendiği mekanın yolları aklına gelecek ve pratik bir yol olan 2 numaralı yolu tercih edecektir.

Örtük Sönme

Yapılan ya da gösterilen davranış organizmayı amaca ulaştırmazsa davranış ortadan kalkar.

Beklenti gerçekleşmezse, sönme gerçekleşir…

Beklenti önemli bir kavramdır.Skiner’ın Edimsel koşullanmasında pekiştireç neyse bu heriftede(Tolman) Beklenti o.

Kateksis

Belli dürtülerle belli nesneleri ilişkilendirme durumudur.

Hemen bir örnek vermek gerekirse,
Türklerin et deyince dana etini tercih etmeleri, et deyince domuz etini tercih etmemeleridir.Açlık duygusuyla et ilişkileniyor.

Olumlu Kateksis Olumsuz Kateksis
  • Dürtüyle nesneyi ilişkilendirme eğilimidir.
  • Türkler açlık dürtüsünü kuzu/dana/davuk etiyle ilişkilendirme eğilimindedir.
  • Almanlar açlık dürtüsünü domuz etiyle ilişkilendirmektedir.
  • Dürtüyle nesneyi ilişkilendirmekten kaçınmaktır.
  • Türkler domuz eti yemekten kaçınırlar.
  • Hindlar inek eti yemekten kaçınırlar.

Eşdeğer İnanç

İkincil ihtiyaçların, birincil ihtiyaçlarla yer değiştirmesi durumudur.

İkincil ihtiyaçların, birincil ihtiyaçların yerini almasıdır.

Örnek olarak,
Karı milletinin yemek yemeğe giderken bir anda bir mağazada ayakkabı görüp bütün parasını ona bayılmasıdır eşdeğer inanç.Gördüğünüz gibi, ikincil bile olamayacak bir ayakkabı ihtiyacının, birincil olan açlık ihtiyacının önüne geçmesidir…İnsan olun…

Alan Beklentileri

Organizmanın, kendisini neyin nereye götüreceğini öğrenmesidir.

Hangi işaretin nereye götüreceğini öğrenmesidir.

Klasik Koşullanmanın aynısıdır.

Zil çaldı et gelecek….

Gök yüzü karardığı zaman yağmur gelir…

Alan Biliş Yolları

Problem çözme yollarıdır ya da tercihleridir.

Bir problem çözümünde kullanılan yöntem başka bir problem çözümünde de kullanılmasıdır.

Benzer problemlere transfer etmektir.

Yağmur yağdığı zaman kafamızı gazete ile koruyoruz…
Güneşten kafamızı korumak amacıylada gazete kullanırsak eğer alan biliş yollarıdır.

Dürtü Ayrımları

Dürtü ayrımları belli dürtülerin belli davranışarı ortaya çıkarması durumudur.

Dürtü Ayrımları

Fare başta su içmeye gitse bile bi sağa bi sola gidiyor.Lakin zamanla dürtüleri davranışları yönlendiriyor ve acıktığı zaman kesin sağa gidiyor, susadığı zaman kesin sola gidiyor….

Watson’un Bitişikliği İle İlgili Temel Kavramlar

Merhaba dostlar…Pavyonun köpeğinden sonra sıra geldi Watson denen adamın Bitişiklik kuramına.

Bu herif davranışçıların kuram babasıymış.Çevre kavramına çok önem verir imiş.

“Bana iki çocuk verin, birini sapık, diğerini doktor yapayım…”yanlış hatırlamıyorsam böyle bir söz söylemişti…Görüdüğünüz gibi öğrenmede çevrenin ne kadar etkili olduğunu savunuyor.

“İnsan çevresel koşullanmalarının ürünü bir varlıktır…” sözüde bu adamın ağzından çıkmıştır.

Şimdi Watson’un Bitişiklik kuramı ile ilgili temel kavramlara bir göz atalım…

İstenmeyen davranışları ortadan kaldırılmasıyla ilgili neler önermiş bakalım.

Korku Koşullanması

Watson, insanların daha önceden korkmadıkları birşeyi korkuyla koşullandırabileceğini iddaa etmektedir.

Örneğin,

Tavşan

Rıfkı

Bir çocuk, adam ya da genel anlamda bir insan beyaz davşandan korkar mı la? 😀

Şunun güzelliğine bakın, ben onun o yumuşacık tüylerini, pala bıyıklarını yerim….Uyyy…(Mangalda da iyi gider)

Watson demiş ki, ben bir insanı tavşandan kormadığı halde tavşana korku oluşturabilirim demiş ve şöyle bir koşullanma süreci gerçekleştirmiş.

Beyaz Davşan -> Korku Yok
Yüksek Ses -> Korku Var
———
Beyaz Davşan + Yüksek Ses -> Korku
Beyaz Davşan = Nötr Uyarıcı
Yüksek Ses = Koşulsuz Uyarıcı
Korku = Koşulsuz Tepki
———
Beyaz Davşan -> Korku
Beyaz Davşan = Koşullu Uyarıcı
Korku = Koşullu Tepki

Korkunun Genellenmesi

Koşullu uyarıcının benzerlerine aynı tepkiyi göstermeye başlıyor.

Bitişiklik(Yakınlık)

Öğrenmede, koşullu ve koşulsuz uyarıcının çok yakın zamanda peş peşe verilmesidir.

Sistematik Duyarsızlaştırma

Sadece korkularla ilgilidir.

Korku verici uyaranın azar azar arttırılarak istenmeyen tepkiyi ortadan kaldırmaktır.

Sistematik Duyarsızlaştırma

Şekilde de gözüktüğü gibi korku veren uyarıcı azar azar arttırılarak istenmeyen tepki ortadan azar azar kaldırılmaktadır.

Sıklık İlkesi(Tekrar)

Koşullu uyarıcı ile koşulsuz uyarıcı ne kadar sık verilirse öğrenme o kadar güçlenir.

En Son ve En Sık İlkesi

Bir uyarıcıya karşı verilen tepki, o uyarıcıya karşı en son yapılmış ve en sık tekrar eden tepkidir.

Yani, en son öğrendiğimiz şeyin daha sonra karşılaştığımızda ilk vereceğimiz tepki olduğunu vurguluyor.

Buna bir örnek vermek gerekirse eğer,

Bir KPSS öğrencisi, tahsil hayatı boyunca matematik dersini zorluğundan dolayı sevmemiş ve tüm okul hayatı boyunca bu böyle gitmiştir.Gün gelir KPSS’ye çalışma sürecine girdiği zaman matematik dersini gene sevmemekte ve zorlanmaktadır.Yani gördüğünüz gibi, en sık matematiği sevmediği için ve en son bu tepkiyi verdiği için gün gelince matematiği gene sevmemektedir.

Ya da

Askerde güzel günler geçiren birisi bir arkadaşıyla kavga edip ondan nefret duyarak teskeresini almıştır.Yıllar sonra yine o arkadaşına denk geldiğinde vereceği ilk tepki, en son olan tepkisi olan nefret olacaktır.

Bir uyarıcıya en son gösterdiği tepki veya en sık gösterdiği tepki neyse o uyarıcıyla bir daha karşılaştığında aynı tepkiyi vermesidir.

Ek bilgiler

  • Öğrenmede tekrar önemlidir.
  • Öğrenmede bitişiklik ve sıklık yeterlidir.Pekiştirme öğrenme için mutlaka bir şart değildir.
  • Uyarıcı – Uyarıcı -> Tepki(U – U -> T) vardır

Gelişim Psikolojisinin Temel Kavramları

Merhaba dostlar.Önceki yazılarımdan Gelişim Psikolojisinin En Temel Kavramları başlıklı yazımda gelişim psikolojisinin en temel kavramlarına değinmiştik.Bu dersimizde ise, gelişim psikolojisinin temel kavramlarına değineceğiz.
Okumaya devam et