Etiket arşivi: Yetişkin Bağlanması

Bağlanma Kuramları

Bağlanma kişinin kendisi için önemli gördüğü kişilere karşı geliştirdiği güçlü duygusal bağdır.

Bağlanma oluşumunda anne ve çocuk arasında var olan sıcak ve duygu yüklü ilişki kişinin hem kendisine hem de başkalarına ve dış dünyaya güven duygusu kazanmasına yol açarak kritik yol oynar.

Anne ve çocuk arasında sevgi ve duygu ilişkisi varsa bağlanma oluşuyor.

Bireyin hem kendine hemde diğer insanlara güvenmesidir.

Diğer Adı Kendisi Dış Dünya
Güvenli Bağlanma + +
Güvensiz – Çelişkili Güvensiz Kaygılı Dirençli Bağlanma +
Güvensiz – Kaçınan Güvensiz Kaygılı Kaçınan Bağlanma

Güvenli Bağlanma

Çocuk hem kendisine hem de dış dünyaya güvenmektedir.Çocukta oluşan duygu, “Ben dış dünyada yalnız kalabilirim, annem her zaman beni koruyup gözetir.”

Tanıdık görünce sevinir.Mutlaka yaşıtla ilişkiye geçer.

Annesinin gitmesine üzülüyor ama tahammül edebiliyorsa güvenli bağlanmadır.

Güvensiz Çelişkili Bağlanma – Güvensiz Kaygılı Dirençli Bağlanma

Çocuk kendine güvenmez.Ancak dış dünyaya yani annesine güvenir.Çocuk, “Ben dış dünyada yalnız yaşayamam.” demektedir.Bundan dolayıda çocuk sürekli annesi ile birlikte olmak istemektedir.Annesi ortadan kaybolduğunda sürekli ağlar.Annesi döndüğünde de annesine vurmak, bağırmak, onu ısırmak gibi tepkiler sergiler.Bunlar aslında karşıt tepkidir.Yani sarılmak demektir.

Yalnız kalamıyor.Tanıdığına tepkilidir.Anneden uzaklaşamıyor.

Annesinin gitmesine üzülüyor ve tahammül edemiyorsa güvensiz çelişkili bağlanmadır.

Güvensiz Kaçınan Bağlanma – Güvensiz Kaygılı Kaçınan Bağlanma

Çocuk kendine de dış dünyaya da yani annesine güvenmez.Çocukta oluşan duygu, “Ben yalnız kalamam, kendi ihtiyaçlarımı kendim karşılayamam ve annem her zaman beni koruyup gözetmez.”

Dolayısı ile bu çocuk yalnız kaldığında annesi varken ya da yokken hiç tepki vermez.Çünkü annesine güvenmediği için annesinin varlığı ya da yokluğu onu ilgilendirmez.

Fiziksel olarak yalnızlığı tercih ediyor.

Yabancılara karşı tepkisiz.

Yaşıtlarıyla iletişime ilişkiye geçmez.

Annesinin gitmesine hiç tepki vermiyor.Annesi gelincede hiç umrunda değildir.

Bazen nedensiz tepki verebilirler.

Güvensiz çelişkili bağlanmada çocuk dış dünyaya güvendiği için annesi gidince ortalığı birbirine katar ve tahammül edemezdi.Haliyle annesi gelince annesine saldırırdı.Lakin bu çocuk dış dünyaya da güvenmediği için annesinin gitmesine tepki vermez çünkü umurunda değildir.Haliyle annesinin geri gelmeside umurunda olmayacaktır.Annede geri gelince umursamaz tavır takınır.

Yetişkin Bağlanması

Güvenli Bağlanan

Kişide var olan duygu şu şekildedir, “Ben dış dünyada kendi ayaklarımın üzerinde dururum.İnsanların çoğu tehlikeli değildir.”Güvenli bağlanan birey yalnız kalabilir.Eğer birinde sorun çıkarsa bu psikolojik sorundur.

Saplantılı Bağlanan

Kişi başkalarına güvenir.Kendine güvenmez.Yalnızlığa tahammülü yoktur.Bundan dolayı anne babadan zor ayrılır.Anne babadan ayrıldıklarında da dış dünyada sevgili, arkadaş gibi birini bulup ona saplanıp kalırlar.Aşırı yapışkan ilişki kurarlar.Sevdiği insan hep yanında olsun ister.Bundan dolayı birlikte oldukları insanlara eziyet ederek birlikte olurlar.

Güvensiz çelişkili bağlanmaya benzer.

Korkulu Bağlanan

Kendine güvenmez.Başkalarına da güvenmez.Kişi başkalarıyla birlikte kalamaz.Yalnız da kalamaz.Başkaları ile birlikte olamadıkları ve yalnız kalamadıkları için suça eğilimli olurlar.

Birey yalnız kalamıyor, başkalarıyla birlikte de kalamıyor.

Kayıtsız Bağlanan

Kendini çok önemli değerli görüyor.Diğer insanlar kötüdür.Tehlikelidir.İnsanlar tehlikeli olduğu için reddedilecekleri ya da zarar görecekleri korkusu ile insanlara yaklaşmazlar.

Dikkat!!!
Saplantılı bağlanmalarda kişiler kendilerine güvenmezler.Dış dünyaya güvenirler.Bundan dolayı dış dünyada birini bulduklarında o kişi onları reddederse tehlikeli her şeyi yaparlar.O kişiyi öldürmek, intihar etmek gibi.Ya benimsin ya da kara toprağın gibi gibi…

Kendine Güvenen
(Olumlu Benlik)
Dış Dünyaya Güvenen
(Olumlu Başkaları)
Güvenli Bağlanan + +
Saplantılı Bağlanan +
Korkulu Bağlanan
Kayıtsız Bağlanan +

Kişilik Gelişimi

Kişilik Nedir?
Kişiliğin Boyutları
Mizaç Karakter Üslup
FREUD KİŞİLİK KURAMI ERİKSON’UN PSİKOSOSYAL GELİŞİM KURAMI BAĞLANMA KURAMLARI TOPLUMSAL CİNSİYET ROLLERİ
  • Yapısal Kuram:
    İd, Ego, Süperego
  • Topografik Kuram:
    Bilinç, Bilinç Öncesi, Bilinç Dışı
  • Psikodinamik Kuram:
    Libido, Thanatos
  • Psikanalitik Kuram
  • Psikoseksüel Gelişim Kuramı:
    Oral, Anal, Fallik, Latent, Genital Evreler
  • Temel güvene karşı güvensizlik (0 – 2)
  • Özerkliğe karşı utanç ve kuşku (2 – 4)
  • Girişimliğe karşı suçluluk (4 – 7)
  • Başarıya karşı aşağılık (7 – 12)
  • Kimliğe karşı suçluluk (12 – 18):
    Kimlik, Psikososyal Moratoryum, Rol karmaşası, Ters Kimlik, Dağınık Kimlik
  • Yakınlığa karşı uzaklık (18 – 30)
  • Üretkenliğe karşı durgunluk (30 – 60)
  • Benlik bütünlüğüne karşı umutsuzluk (60 – -)
Çocuk Bağlanması

  • Güvenli bağlanma
  • Güvensiz çelişkili bağlanma
  • Güvensiz kaçınan bağlanma

Yetişkin Bağlanması

  • Güvenli bağlanma
  • Saplantılı bağlanma
  • Korkulu bağlanma
  • Kayıtsız bağlanma
  •  Erkeksi(Maskülen) cinsiyet rolü
  • Kadınsı(Feminen) cinsiyet rolü
  • Anrojen cinsiyet rolü
  • Belirsiz cinsiyet rolü
MARCİANIN KİMLİK STATÜLERİ
  • Başarılı kimlik statüsü
  • Moratoryum kimlik statüsü
  • İpotekli kimlik statüsü
  • Dağınık kimlik statüsü

Kişilik

Bireyleri birbirinden ayıran, bir defa oluştuktan sonra kolay kolay değişmeyen, zamanla oluşan ve çoook uzun zaman alan ve Türkiye’de insanlarda pekte bulunmayan örüntüye Kişilik deniyor.

Freud’a göre kişilik 7 yaşına kadar tamamlanmaktadır.Oysa ki günümüzde 27 – 28 yaşında oturur.Düşünsenizse insan oğlu, lüzumsuz her b*ku erkenden elde etmek için rezillik yaşatırken, 27 – 28 yaşına kadar kişiliğini oturtmamak üzere evrilmiş sanki…Ne rezil bir ırtır bu insanoğlu…

  • Zamanla oluşur.
  • Kararlıdır
    Oturduktan sonra kolay kolay değişmez.
  • Çevreyle ilişki kurmamıza yarar.
  • Benzer duruma benzer tepki vermemize yol açıyor.

Kişilik, bireyleri birbirinden ayırır.

KİŞİLİĞİN BOYUTLARI
Mizaç/Huy Karakter Üslup Ya Da Tarz
Huy, kişiliğin duygusal boyutudur.
Bazı duyguların(içe dönük olmak, dışa dönük olmak ya da olmamak gibi) genetik yatkınlık oldukları bugün bilinmektedir.
Doğuştan yatkınlık olarak gelir.
Kişiliğin sosyal yanıdır.
Toplum kurallandırır.
Kişiliğin değişime en açık boyutudur.Çünkü toplumda değişmektedir.
Kişinin problemlerle başa çıkmasıdır.
Sorun karşısında kimi kişiler duygu odaklı(ben bunu hak etmedim), kimi kişiler problem odaklı(bunu çözerim, bu sorunu çözeceğim) şeklinde tepkiler verir.Burada çok ilginç kişilikler ile karşılaşmak mümkündür.
Huy, mizacın günlük kullanımdaki karşılığı gibidir.
Mizaç ise kişiliğin duygulardan oluşan kısmıdır.Genetik yatkınlıktır.
İçe dönük olmak mizaç, utangaç olmak huydur.Dışa dönük olmak mizaç, girişken olmak huydur.Tepkisel olmak mizaç, sinirli olmak huydur.Tepkisel olmamak mizaç, sakin olmak huydur.

Kişilik gelişimi konusunda en kapsamlı, en baba kuramcı Freud’dur.