Etiket arşivi: Duyarlılık

Güvenirliği Arttıran Ya da Azaltan Etmenler

  • Soru sayısını arttırmak.
    Homojen Heterojen
    Benzer hedef davranışlardan soru ekleme. Farklı hedef davranışlardan soru ekleme.
    • Benzer hedef davranışlar.
    • Benzer kapsamdan.

    Benzerlik artar, haliyle iç tutarlılık artar.

    Soru sayısının artması duyarlılığı arttırır.

    Yani, haliyle Güvenirlik artacaktır.

    • Farklı hedef davranışlardan.
    • Farklı kapsamdan.

    Soru sayısı arttığı için duyarlılık artacaktır.

    Ama farklı hedef davranışlardan farklı kapsamdan soru eklemek demek sorular arasındaki uyumu azaltacaktır, haliyle iç tutarlılık azalacaktır.

    Güvenirlik bir miktar artacaktır.Ama kesinliği hakkında konuşamayız.

    Güvenirlikten ziyade kapsam geçerliliğini arttıracaktır.

    Güvenirlik - Soru Sayısı Grafiği

    Güvenirlik – Soru Sayısı Grafiği

  • Ranj, Standart Sapma, Varyans güvenirliği arttırır.
    Bunlar bir dağılımda yükse çıkabilir. Bunlar bir dağılımda düşük çıkabilir.
    • Farklılaşma fazla.
    • Grup heterojen.
    • Öğrenme düzeyleri farklıdır.

    Güvenlik yüksek.

    • Farkllaşma azalır.
    • Grup homojen.
    • Öğrenme düzeyleri benzer.

    Güvenirlik düşük.

  • Sınavdaki soruların güçlüğü.
    Sorular çok zor ya da çok kolay olursa güvenirliği düşürür.Güvenilik en yüksek değerini madde güçlüğü 0.50(orta güçlük)’te alır.
  • Ayrıcılık
    Bilen bilmeyen ayrımını yapabilme derecesidir.
    Ayrıcılık arttıkça, güvenirlik artar.
  • Kopya
    Güvenirliği düşürür.
  • Şans Başarısı
    Şans başarısı önlenmesinin en iyi yolu düzeltme formülüdür.
    Ya da
    Seçenek sayısını arttıracaksın.
  • Sınav süresi
    Gereğinden fazla uzun ya da kısa olması güvenirliği düşürür.
  • Açık, net ve anlaşılır bir dil kullanılırsa ve yönerge varsa, sorular kolaydan zora sıralanırsa
    Güvenirlik artar.

Güvenirliğin Temel Kavramları

Duyarlılık(Hassaslık)

Ölçme sonuçlarının hassaslığıdır.

Duyarlılığı arttırmak istiyorsak, birimler arası mesafeyi küçültürüz.Yani birimler arası mesafeyi küçültürüz.Yani birimleri yaklaştırırız.

  • Birim sayısını arttırırız.
  • Birimler arasının küçük olmasıdır.
  • Birim sayısının fazla olmasıdır.

Duyarlılığı arttırmak ne işe yarar?

Duyarlılık artıyorsa hata oranı azalır.Yani gerçeğe yakınlık artar.Gerçeği yansıtma oranı artacaktır.

Eğitimde duyarlılığı arttırmak için soru sayısını arttıracaksın.

Ama burada dikkat etmemiz gereken bir husus var.Soru sayısını arttırırken abartmamak gerekiyor.Belli bir limiti vardır.Soru sayısını gereğinden fazla arttırmak öğrencileri yoracaktır, bezdirecektir, uykularını getirecektir.Dolayısıyla Tesadüfi Hatayı arttırır.Buda güvenliği düşürür.

Objektiflik(Puanlama Güvenirliği)

Tarafsızlık demektir.

Farklı ya da aynı puanlayıcılar bir kağıda benzer puanlar veriyorsa bu puanlayıcların objektif davrandığı söylenir.

Birbirinden bağımsız puanlayıcılar, bir kağıdı puanlarsa ve puanlar benzer çıkıyorsa, objektif davranılmıştır.Puanlama güvenirliği yüksektir diyeceğiz.

Bir ölçme aracının objektifliğini yani puanlama güvenirliğini arttırmak istiyorsak ne yapacağız?

  1. Ayrıntılı cevap anahtarı hazırlanır.
  2. İsimler kapatılıp puanlama yapılır.
  3. Aynı kağıdı iki defa puanlarsın.Bu puanların ortalamasını alırsın.
  4. Aynı kağıdı zümredeki başka bir öğretmene puanlatır ve puanların ortalamasını alırsın.
  5. Kağıdın tümü yerine soru soru okuma yapılır.Yani tüm öğrencilerin önce 1. sorusu, ardından 2. sorusu …… böyle gider.

Tutarlılık

Tutarlılık iki durumda incelenir.

Bir testteki maddelerin birbiriyle uyumlu olduğunu gösteren İç Tutarlılık Kısa zaman aralıklı ölçümler
Bir testteki maddelerin birbiriyle uyumlu olmasıdır ya da testin bütünüyle uyumlu olmasıdır.

  • Eğer bir öğretmen hazırladığı sınavda benzer konulardan benzer hedef davranışlardan soru sayısını fazlalaştırıyorsa, soru syısındaki benzerliği arttıracağı için yani uyumu arttırdığı için iç tutarlık yüksektir.
  • Fakat bu öğretmen farklı konulardan, farklı hedef davanışlardan soru sayısını arttırıyorsa, sorular arasındaki uyumu azaltacak, farklılığı arttıracaktır.Buda iç tutarlılığı azaltır.

İç tutarlılığı arttırmak için,

  • Benzer hedef davranışlardan soru soracaksın.
  • Benzer konulardan soru soracaksın.
  • Benzer kazanımlardan soru soracaksın.

Peki bir testin iç tutarlılığı yüksekse nasıl yorum yaparız?

  1. Sorular benzer hedef davranışlara yöneliktir.
  2. Sorular benzer kapsamdan geliyor.
  3. Sorular arasındaki uyum yüksektir dersin.Yani madde madde kolerasyonu yüksektir dersin.
  4. Eğer psikolojik test ise yapı geçerliliği yüksek olduğunu söyleyebilirsin.
  5. Eğer başarı testiyle kapsam geçerlliliğinin üdşük olduğunu söyleyebilirsin.
Yaptığın ölçme işlemini 1-3 hafta arasında yani kısa zaman aralığında tekrar ettiğinde benzer sonuçlar elde ediyorsan burada tutarlılık vardır denir.

Kararlılık

Tutarlılığın ikinci anlamının uzun süreli versiyonudur.

Eğer bir ölçme işlemini uzun zaman aralığında tekrar edersen yani ölçüm yaparsan (3-6 hafta arasında tekrar edersen) bu ölçme sonuçları benzerse, bu ölçme sonuçları zaman içinde değişmiyordur.Yani kararlık gösteriyordur.

Kararlılığın faydası nedir?

Eğer ölçtüğün özellik kararlılık gösteriyorsa, ölçülen özelliğin zaman içinde direncini gösterir. Ölçtüğün özelliğin zaman içinde değişmezliğini gösterir.

Klasik Koşullanma Ek Bilgiler

Öğrenilmiş Çaresizlik

Çağresizliği öğrenmedir.

Bir uyarana karşı ne kadar çaba gösterirse göstersin, durumu değiştiremeyeceğini öğrenen organizmanın uyaran verilmeye devam etse bile tepki vermeyi bırakması durumudur.

Ya çaresizsiniz ya çare sizsiniz…

Örneğin; bir tıp öğrencisi mezun olduktan sonra TUS sınavına girsin.Birdir, ikidir, üçtür derken önceki başarısız davranışlarına sığınarak başarısız olmayı kabulleniyor ve sınava girmekten vaz geçiyor.

Dikkat ederseniz eğer, öğrenilmiş çaresizlikte öncelikle bir çok olumsuz ya da başarısız davranış söz konusudur.

“Ben ne yaparsam yapayım başarılı olamayacağım!”, “Ne b*k yediysem olmadı bundan sonra gene olmaz” kafalarında olurlar…

Öğrenilmiş çaresizlik kesinlikle olumsuz durumlarda söz konusudur.O halde olumsuz sorularda bulunmalıdır.Başarısız davranışların olumsuz düşünceye dönüşmesidir.

Kendini Gerçekleştiren Kehanet

Bir insanın düşündüğünün başına gelmesi durumudur.

Edimsel koşullanmadır.

Daha önce olumsuz ya da başarısız bir yaşantı olmadığı halde kişi olumsuz duyguları kabullenmiştir.

“Aklıma gelen başıma geldi” veya “Sakınılan göze çöp batar” örneklerini verebiliriz…

Şöyle bir örnek verirsek eğer, yeni bir kızla tanışmaya giderken kızı tavlayamayacağımızı düşünmemiz.

Düşünme buraya tepki iken, başımıza gelmesi uyarıcıdır.

T -> U

Kendini gerçekleştirmiş kehanet olumlu ya da olumsuz olmaz.İyi şeyler düşünmüşseniz iyi şeyler gerçekleşir, yok eğer kötü şeyler düşünmüşseniz kötü şeyler gerçekleşir…

Öğrenilmiş çaresizlikte başlangıçta olan olumsuz davranışlar düşünceye dönüşürken, kendini gerçekleştiren kehanette olumlu ya da olumsuz düşünceler davranışa dönüşmektedir.

Alışma

Duyularla ilgilidir.Duyusal uyum.Duyusal adaptasyon demektir.

Alışma

Uyaran aynı şiddette verildiği halde tepkinin başlangıçta çok şiddetli olması halinde azalmasına alışma denir.

Duyarsızlaşma

Aynı koşullu olayla tekrar tekrar karşılaşılması durumunda duyuşsal tepkilerin azalması demektir.

Sistematik duyarsızlaşmayla aynıdır.

Duygularla ilgilidir.

Örnek olarak, bir kişi gazete dehşet-ü vahşet bir haberle karşılaşıyor ve buna çok üzülüyor.Ertesi gün gene gazetede benzer bir olayla karşılaşıyor ve bunada çok üzülüyor.Bu benzer durum tekrar tekrar gerçekleşiyor ve bu tarz haberlere eskisi gibi tepki vermemeye başlıyor.Dolayısıyla burada duyarsızlaşma gerçekleşiyor.

Ya da

Bir doktor ilk ameliyatında oldukça heyecanlanıyor.Daha sonraki süreçte ameliyatlara gire gire gire bir süre sonra bu heyecanlanma tepkisi azalıyor ve duyarsızlaşıyor.

Yukarıdaki iki örnekte azalan ve ortadan kalkan tepkiler(üzülme, heyecan) duyuşsal durum olduğu için duyarsızlaşma söz konusudur.Yani duyarsızlaşma olması için duyuşsal olması gerekir.

Duyusal Uyum

Eğer soruda duygusal bir durum söz konusu değilde duyusal bir durum söz konusuysa(yani beş duyu organ ile ilgili bir durumsa) duyusal uyumdur.

Örneğin, doktor hastaneye ilk gittiği gün hastane kokusundan rahatsız oluyor.Haliyle zamanla gide gide o hastane kokusuna alışıyor ve o kokuyu duymamaya başlıyor.Yani kokuya alışıyor.Dolayısıyla hastane kokusundan rahatsız olması duyusal bir durum olduğu için burada duyusal uyum söz konusudur.

Duyarlılık – Duyarlılaşma

Hassasiyet demektir.En ufak seslere aşırı tepki vermekte diyebiliriz.

Daha önce göstermediğimiz uyarana aşırı tepki göstermeye başlamaktır.

Örnek olarak, bir annenin çocuğunun gık sesine uyanması.

Ya da

Anne olmayanlar bebek sesine tepki vermezken, ne zaman anne olur o zaman tepki vermeye başlarlar.Duyarlılık kazanırlar.

Ya da

Üst katta oturan çocuk elinden bir şey düşürüyor ve takur tukur ses çıkıyor.Alttaki oturan öküz bu ufak duruma sinirleniyor ve üst kata çıkıyor.

Duyarlılaşma

Şekilde de görüldüğü gibi uyarıcı sabitken tepki artıyor.Yani uyarana daha önce göstermediğimiz tepkiyi daha sonra aşırı derecede gösteriyoruz.

Alışkanlık

Psikomotor davranışlarla ilgilidir.

Aynı davranışı sürekli yaptığımızda otomatik hale gelmesidir.Düşünmeden yapılması haline gelmesidir.

Örnek olarak, evin kapısından içeri girdiğinizde hiç bir zaman önceden bilemeyeceğiniz derin devlet meselesi olan kadınlar gününün içinde bulursunuz kendinizi.Buruşuk buruşuk suratlı o kadınlar aynı anda “AAAYyyyyy Gençay hoşgeldin yavrum açmısın annen kısır koysun sana” derken bir yandan da örgü örebilmektedirler.İşte buradaki düşünmeden yaptıkları örgü örme davranışı psikomotor bir davranış olduğu içün alışkanlıktır.

Sönme

Pekiştirecin kesiyoruz.Bildiğimiz sönmedir.Koşulsuz uyarıcı verilmediği zaman koşullanma ortadan kalkacaktır.

Sönme

Öğrenme İlkeleri

Bitişiklik

İki uyarıcının zaman bakımından çok yakın verilmesi durumudur.

Gecikmeli Koşullanma

Nötr uyarıcı verilirken bir kaç saniye sonra koşulsuz uyarıcının verilmeye başlanmasıdır.

DİKKAT!!!
Nötr uyarıcının verilmesi esnasında verilen koşulsuz uyarıcıdır.
Yani
“Zil çalarken” bir kaç saniye sonra verilen koşulsuz uyarıcıdır.

Örneğin, birey arabada giderken aniden karşısına bir araç çıkıyor ve frene basarken çarpışma oluyor.Burada frene basmak nötr uyarıcı iken, çarpışmanın olması koşulsuz uyarıcıdır.Haliyle fren sesinden bir müddet sonra çarpışma olduğu için gecikmeli koşullanma söz konusudur.

Gecikmeli Kosullanma

Kısa Zamanlı Aralıklı Koşullanma(İz ya da İze Koşullanma)

Bildiğimiz tepkisel koşullanmadır.

Zil çaldıktan “sonra” et veriliyor.

İze Koşullanma

Eş Zamanlı Koşullanma

Nötr uyarıcıyla koşulsuz uyarıcının aynı anda verilmesidir.

Eş Zamanlı Koşullanma

Zil ile et aynı anda veriliyor.

Davranışçı babalar bu koşullanmada ete daha çok tepki verileceğini zil pek tepki verilmeyeceğini iddaa ediyorlar.Dolayısıyla koşullanma beklenmeyen bir koşullanmadır. 😀

Geriye Doğru Koşullanma

Önce koşulsuz uyarıcı veriliyor ve ardından nötr uyarıcı veriliyor.

Tersine Koşullanma

Geçici Koşullanma(Zamana Bağlı Koşullanma – Temporal Koşullanma)

Sadece koşulsuz uyarıcının belli aralıklarla verilmesi sonucu gerçekleşen koşullanmadır.Biyolojik koşullanmadır.Organizmanın kendi kendisini koşullamasıdır.

Örneğin, sabah kalktığımızda hemencecik acıktığımızı hissederiz ve kahvaltı yaparız.Bu zamana bağlı koşullanmadır ve geçicidir.

Başka bir örnek olaraktan, 40 dakikalık ders esnasında sıkıntı yok iken hocanın verdiği ara anında hemencecik sigara içme isteğimiz gelir.İşte bu zamana bağlı bir koşullanmadır.

Ya da

Her gün sabah 7 ye alarm kurup uyanıyorsak ve bunu uzun bir süre tekrarladıysak, alarm kurmadığımız gün de biyolojikman sabah 7 de uyanırız.Buanda zamana bağlı koşullanma denir.

İşte falan filan…

Habercilik

Koşullanma sürecinde, koşullu uyarıcının, koşulsuz uyarıcının gelmekte olduğunu haber verici nitelik taşımasıdır.

Bir nevi koşullanma sonrasında koşullu uyarıcının üstlendiği görevdir de diyebiliriz.

Olumlu Habercilik Olumsuz Habercilik
Koşullu uyarıcının kendisinden sonra bir koşulsuz uyarıcının geleceğini haber vermesidir.

Dikkat!!!
Kendisinden sonra bir şeyin geleceğini haber veriyorsa olumlu habercidir.

Zil + Et -> Salya
Zil -> Salya
——–
Zil + Elektrik Şoku -> Korku
Zil -> Korku

Gördüğünüz gibi iki durumda da olumlu habercilik vardır.

Koşullu uyarıcı kendisinden sonra ortamdan bir koşulsuz uyarıcının çıkacağını haber vermesidir.

Zil, Elektrik şokunun ortadan kaldıracağını haber veriyorsa olumsuz haberciliktir.

Gölgeleme

Ortamda birden fazla nötr uyarıcı varsa baskın olan uyarıcı diğerlerini bastırmaktadır.Yani uyarıcı uyarıcıyı bastırmaktadır.

  • A-)
    İki nötr uyarıcı aynı anda verildiğinde organizmanın bunlardan birine koşullanıp diğerine koşullanmaması durumudur.
    Zil/Işık + Et -> Salya
  • B-)
    İki koşullu uyarıcının aynı anda verilmesi durumunda organizmanın bunlardan birine tepki verip diğerine tepki vermemesi durumudur.
    1-)Köpek + Isırma -> Korku
         Köpek = Nötr Uyarıcı
         Isırma = Koşulsuz Uyarıcı
         Korku = Koşulsuz Tepki
    ————
    Köpek -> Korku
         Köpek = Koşullu Uyarıcı
         Korku = Koşulsuz Tepki
    2-)
    Asansör + Düşme -> Korku
        Asansör = Nötr Uyarıcı
        Düşme = Koşulsuz Uyarıcı
        Korku = Koşulsuz Tepki
         ————
         Asansör -> Korku
    Asansör = Koşullu Uyarıcı
    Korku = Koşullu Tepki

    Asansör + Köpekte asansöre tepki verir köpeğe vermezse burada gölgeleme söz konusudur.

Engelleme

A) Koşullanma sırasında uyarıcıların ters sırada verilmesi durumunda koşullanma gerçekleşmez.

Et -> Salya + Zil
Zil -> Salya Yok
Zil = ?

B) Birinci koşullanmanın ikinci koşullamayı engellemesi durumudur.

  1. Zil + Et -> Salya
    Zil -> Salya
  2. Işık + Et -> Salya
    Işık -> Salya Tepkisi Yok

Buna başka bir örnek olarak,
Bir herif evlenmeden önce annesinin yemeklerini çok seviyor, lakin evlendikten sonra karısının yemeklerini annesinin yemekleri kadar sevemiyor.

Annenin Yemekleri + Lezzet -> Doyum
Annenin Yemekleri -> Doyum

Karının Yemekleri + Lezzet -> Doyum Yok
Karının Yemekleri -> Doyum Yok

Engellemede tepki uyarıcıyı bastırmaktadır.

Genelleme(Uyarıcı Genellemesi)

Tepkisel Edimsel
Uyarıcı Genellemesi Davranış Genellemesi
Koşullanma gerçekleştikten sonra organizmanın koşullu uyarıcılara benzerlerine aynı tepkiyi vermesi. T U
Zil -> Salya
Çan T
Müzik T
Telefon T

Ayırt Etme

Koşullu uyarıcının benzerleri arasından sadece birine tepki verip diğerlerine tepki vermemesi durumudur.

Sönme

Ortamda koşulsuz uyarıcının artık olmamasıdır.

Zil + Et -> Salya

Artık Zil Koşullu Uyarıcısına karşı Salya Koşullu Tepkisi verilmektedir.Lakin bunu sürekli bu şekilde yaparsak koşulsuz uyarıcı olmadığından dolayı sönme işlemi gerçekleşecektir.

Kendiliğinden Geri Gelme

Sönme gerçekleştikten uzun bir süre sonra sadece koşullu uyarıcıyı aldığında koşullu tepkinin tekrar ortaya çıkmasıdır.

Ya da hiç bir neden yokken de kendiliğinden geri gelme söz konusu olabilir.

Dikkat!!!
Tekrar” kelimesi anahtar sözcük, kilit kelimemizdir.

Duyarsızlaşma – Duyusal Uyum – Duyarlılık

Duyarsızlaşma

Bir olayla tekrar tekrar karşılaşılması durumunda duyuşsal tepkilerin azalmasıdır.

Örneğin, bizim milletimiz yıllarca şehit haberleri aldı ve bu haberlere oldukça üzüldü.Lakin zamanla bu şehit haberleri sürekli alınmaya başlandı ve milletimizin nihayetinde bu haberlere duyuşsal tepkisi azaldı.Yani duyarsızlaştı!!!

Ya da

Bir doktor düşünelim.Yeni mezun olduktan sonra ilk ameliyatında oldukça heyecanlanıyor.Zamanla ameliyata gire gire gire ilk heyecanı azalıyor ve ortadan kalkıyor.Yani duyarsızlaşıyor.

Dikkat!!!
Duyarsızlaşma olabilmesi için duyuşsal bir tepki olmalıdır.

Eğer duyarsızlaşma sorularının cevaplarında duyarsızlaşma yok alışma varsa alışmayı yapıştırın.Haa yok eğer ikiside varsa duyarsızlaşmayı yapıştırınız.

Duyusal Uyum

Eğer duyuşsal değilde duyusal bir azalma söz konusuysa(yani 5 duyu organımızla alakalı bir durumsa) duyusal uyumdur.

Örnek olarak, doktor hastaneye gittiği ilk zamanki kokuyu duymuyor.Haliyle o kokuya duyusal uyum sağlıyor.

Duyarlılık

Hassasiyet demektir.En ufak seslere bile aşırı tepki vermektir diyebiliriz.

En ufak olaylara bile hassas olma ve aşırı tepkiler gösterebilmektir.

Birleşik Koşullanma

Organizmanın aynı anda birden fazla farklı nötr uyarıcıya koşullanması durumudur.

Zil/Işık + Et -> Salya
Zil -> Salya
Işık -> Salya

XCafe/YCafe/ZCafe + Sevgili -> Mutlu
XCafe -> Mutlu
YCafe -> Mutlu
ZCafe -> Mutlu

İkinci Dereceden Üst Düzey Koşullanma

Köpek + Isırma -> Korku
Köpek -> Korku

İkinci dereceden de ise,

Köpek Sahibi + Köpek -> Korku
Köpek Sahibi -> Korku

Koşullanma gerçekleştikten sonra koşullu uyarıcı koşullu tepki ilişkisinin yanına ilgisiz bir başka nötr uyarıcı ekleyerek koşullanmanın gerçekleştirilmesidir.